İçeriğe atla
ERP & CRM

Servis aracındaki yedek parça stoğu neden hiç tutmuyor

Giray Can Bıyıklıoğlu

IT Uzmanı

9 dk okuma

Paylaş
Servis aracındaki yedek parça stoğu neden hiç tutmuyor

Fotoğraf: Sergey Meshkov / Pexels

Servis aracındaki stok tutmuyorsa sebep teknisyenin dikkatsizliği değil, aracın sistemde bir depo olarak tanımlı olmamasıdır. Ana depodan çıkış yapılıp araca giriş yapılmayan her parça kayıtta yok olur; gerçekte ise aracın bagajında durur. Çözüm de bu noktada başlar: her servis aracını kendi kodu olan ayrı bir depo olarak tanımlamak, parça hareketini iş emrine bağlamak ve araç stoğunu periyodik olarak saymak.

Çoğu işletmede yedek parça takibi ana depoda biter. Depocu parçayı teknisyene verir, defterine ya da programa çıkış yazar, konu kapanır. Oysa parça tüketilmemiştir; sadece yer değiştirmiştir. Müşteride takılana kadar o parça hâlâ işletmenin malıdır ve bir yerde durmaktadır. Sistem bunu göremediği için ana depo sayımı tutmaz, elde ne olduğu bilinmez, acil bir iş çıkınca depoda görünmeyen parça yeniden sipariş edilir. Aynı parçanın bir kopyası aslında üç sokak öteki serviste, bir teknisyenin aracında beklemektedir.

Araç stoğu neden ana depodan daha zor kontrol edilir

Ana depo sabittir, tek bir sorumlusu vardır, kapısı kilitlenir. Servis aracı ise hareket eder, tek kişiye emanettir, gün içinde birden fazla müşteride açılıp kapanır. Kayıt tutmanın en zor olduğu anda, yani teknisyen müşterinin makinesinin başındayken, kayıt girilmesi beklenir. Bu yüzden araç stoğu kendiliğinden bozulur; özel bir çabayla değil, sistem tasarımıyla ayakta tutulması gerekir.

Beş kişilik bir serviste şu tablo çok sık görülür: her araçta birbirinden farklı miktarda sarf malzemesi, kimsenin listesini bilmediği birkaç yedek parça, geçen sezondan kalmış ve artık kullanılmayan ürünler, bir de sökülüp teslim edilmesi unutulmuş arızalı parçalar. Kimse kötü niyetli değildir; sadece hiçbir yerde "bu araçta şu an ne var" sorusunun cevabı yoktur.

Servis aracını depo kodu olarak tanımlamak ne demek

Stok yazılımlarının çoğunda birden fazla depo tanımlanabilir. Yapılması gereken şey, her servis aracına kendi depo kodunu vermektir: ana depo, şube deposu ve ardından Araç-1, Araç-2 gibi. Bunu yaptığınız anda parça hareketi "çıkış" olmaktan çıkıp "transfer" hâline gelir. Ana depodan düşen miktar araca biner; toplam stok değişmez, sadece yeri değişir.

Bu tek değişiklik üç soruyu bir anda cevaplanabilir kılar. Elimizde toplam kaç adet var. Bunların kaçı depoda, kaçı yolda. Belirli bir parça acil lazımsa en yakın hangi araçtan alınabilir. Depo kodu olmadan bu soruların hiçbiri sistemden sorulamaz; telefonla teknisyenlere tek tek sorulur.

Aracın sorumlusu kim

Depo kodu teknik bir ayar, sorumluluk ise yönetimsel bir karardır. Her araç deposunun tek bir sorumlusu olmalı ve bu kişi aracı teslim alırken üstündeki stoğu da devraldığını bilmelidir. İkinci bir teknisyen aynı aracı kullanıyorsa ya devir kaydı tutulur ya da o araç tek sorumluya bağlanır. Sorumlusu belli olmayan depo, sayımı da anlamsız hâle getirir.

Takılan parça iş emrine bağlanmazsa kayıt hiç oluşmaz

Araç deposunun boşalmasının tek meşru yolu, parçanın bir işe harcanmasıdır. Bu yüzden parça tüketimi ayrı bir işlem olarak değil, iş emrinin bir parçası olarak toplanmalıdır. Teknisyen işi kapatırken "ne yaptın" sorusunun yanında "ne taktın" sorusu da sorulmalı ve bu alan boş geçilebilir olmamalıdır.

Burada işin püf noktası giriş kolaylığıdır. Teknisyen telefondan iş emrini kapatırken parça eklemek birkaç dokunuşla bitmiyorsa, o alan boş kalır ya da "muhtelif malzeme" yazılır. İşi kolaylaştıran birkaç yaklaşım var:

  • Araçta bulunan parçaları listenin en üstünde göstermek, tüm katalogda arama yaptırmamak
  • Barkod ya da kare kod okutmayı desteklemek, kod girişini elle zorunlu tutmamak
  • Sık kullanılan parçaları cihaz ya da arıza tipine göre önermek
  • Miktar alanını varsayılan olarak bir adet getirmek
  • İnternet yokken girilen kaydın telefonda beklemesini, bağlantı gelince gitmesini sağlamak

Parça iş emrine bağlandığında ikinci bir kazanç daha ortaya çıkar: o işin gerçek maliyeti görünür hâle gelir. Garantili iş mi, sözleşmeli müşteri mi, faturalanacak iş mi ayrımı da ancak bu kayıtla yapılabilir.

Teknisyenler birbirinden parça alıyorsa ne yapmalı

Sahada teknisyenlerin birbirine parça vermesi engellenmemesi gereken bir davranıştır; müşteriyi bekletmemek için doğru olan da budur. Yanlış olan, bu hareketin hiçbir yere yazılmamasıdır. Çözüm yasak değil, iki dokunuşluk bir transfer kaydıdır: veren aracın deposundan düşen miktar, alan aracın deposuna biner.

Bu kaydın yapılmamasının bedeli birikimlidir. İlk ay kimse fark etmez; bir süre sonra iki aracın stoğu da tamamen hayali hâle gelir ve sayımda çıkan fark kimseye anlatılamaz. Transfer kaydını kolaylaştırmak, sayım gününde tartışma çıkmasından çok daha ucuzdur.

İade, garantili değişim ve sökülen parça nereye yazılır

Araç stoğunu en çok bozan kalem, aracın dışarı çıkan değil geri dönen malzemesidir. Üç ayrı durum vardır ve üçü de farklı kayıt ister.

Kullanılmayan parça. İşi yapmak için götürülen ama takılmayan parça genellikle araca geri konur ve kimse bir şey yazmaz. Sistemde parça zaten araç deposunda görünüyorsa sorun yoktur; ama parça iş emrine işlenmişse geri alınmalıdır. En sağlıklı yöntem, parçayı ancak takıldığında düşmektir.

Sökülen arızalı parça. Yerine yenisi takılan eski parça çoğu zaman araçta kalır ve haftalarca dolaşır. Bunun için araç içinde ayrı bir yer, sistemde ise ayrı bir statü gerekir: hurda ya da iade bekleyen. Aksi hâlde aynı raflarda sağlam parçayla karışır ve bir gün müşteriye takılır.

Garanti kapsamında değişim. Garantili değişimde parça müşteriye ücretsizdir ama stoktan çıkar. Kaydı tutulmazsa hem stok tutmaz hem de üreticiden veya tedarikçiden geri alınabilecek bedel takip edilemez. Garantili çıkış, normal çıkıştan ayrı bir sebep koduyla yazılmalıdır.

Araç sayımı ne sıklıkla ve nasıl yapılır

Araç stoğu sayılmadan düzelmez. Sayım ise ne kadar seyrek yapılırsa o kadar acı verir; çünkü fark büyüdükçe kimse sebebini hatırlayamaz. Kısa aralıklarla yapılan küçük sayımlar, yılda bir yapılan büyük sayımdan hem daha kolay hem daha öğreticidir.

Pratikte işleyen bir düzen şöyle kurulur. Sayım, aracın zaten serviste olduğu bir güne ya da haftanın sabit bir saatine bağlanır. Teknisyen tüm katalogla değil, sistemde o araca ait görünen liste üzerinden sayar. Fark çıkan kalemler düzeltilirken sebebi de yazılır: iş emrine işlenmemiş, başka teknisyene verilmiş, kırılmış, iadesi unutulmuş. Bu sebep listesi zamanla en değerli belgeye dönüşür, çünkü hangi adımın kırıldığını söyler.

Sayımın amacının ceza olmadığı açıkça söylenmelidir. Kayıp parçanın teknisyene fatura edildiği bir yerde bir sonraki sayımda hiçbir fark bildirilmez; sadece kayıtlar gerçekten uzaklaşır.

Minimum seviye: acil parçanın araçta bitmesini önlemek

Araç deposunun asıl işi tasarruf değil, ikinci ziyareti önlemektir. Bu yüzden her araç için sabit bir liste tanımlanmalı ve bu listedeki her kalemin minimum adedi belirlenmelidir. Liste, tüm katalogdan değil geçmiş iş emirlerinden çıkarılır: en sık değişen parçalar, en çok kullanılan sarf malzemeler ve parça olmadığı için ikinci kez gidilen işler.

Minimum seviyenin altına düşen kalem, teknisyenin hatırlamasına bırakılmadan sistem tarafından bildirilmelidir. İkmal işlemi de servisin ritmine oturtulur: teknisyen servise uğradığında eksik listesi hazır olur, depocu topladığı parçaları araca transfer eder, kayıt aynı anda oluşur. Böylece hem araç dolar hem de stok kaydı kendiliğinden güncellenir.

Ana depo tarafında ise sipariş kararı artık gerçek veriye dayanır. Toplam stok, araçlardakiler dâhil görünür; sipariş miktarı da bu toplama göre verilir. Hem depoda hem araçlarda aynı parçanın gereksiz yere birikmesi böyle önlenir.

Kısaca

  • Servis aracı fiilen bir depodur; sistemde depo kodu verilmediği sürece stoğu takip edilemez.
  • Ana depodan çıkış yapıp araca giriş yapmamak, ana depo sayımının tutmamasının en yaygın sebebidir.
  • Parça tüketimi ayrı bir işlem değil, iş emrinin zorunlu bir alanı olarak toplanmalıdır.
  • Teknisyenler arası parça alışverişi yasaklanmamalı, iki dokunuşluk transfer kaydına bağlanmalıdır.
  • İade edilen, sökülen ve garanti kapsamında değişen parçalar ayrı statülerle kaydedilmelidir.
  • Kısa aralıklarla yapılan araç sayımı ve kalem bazında minimum seviye, hem sayım farkını hem de acil parça yokluğunu azaltır.

Sıkça Sorulan Sorular

Servis aracı için ayrı depo tanımlamak stok programında ek maliyet çıkarır mı
Çok depolu çalışma, yaygın stok ve ön muhasebe programlarının çoğunda zaten var olan bir özelliktir; ayrı modül gerektirmesi istisnadır. Maliyet genelde lisanstan değil kurulum ve alıştırma işinden çıkar. Depo kodlarının açılması, araçların sorumluya bağlanması ve başlangıç sayımının yapılması sınırlı bir hazırlık işidir. Programınız çok depoyu desteklemiyorsa ara çözüm olarak parçaları aracın adıyla etiketlenmiş ayrı bir stok grubunda izlemek de mümkündür.
Teknisyen telefondan parça girişi yapmayı reddederse ne yapılmalı
Önce girişin gerçekten kolay olup olmadığına bakın; alan sayısı fazla, arama yavaş ya da internet olmayan yerde kayıt kayboluyorsa direnç haklı demektir. Araçta bulunan parçaları en üstte listelemek ve barkod okutmayı açmak çoğu itirazı ortadan kaldırır. Bunlar yapıldıktan sonra hâlâ girilmiyorsa, iş emrini parça alanı boş bırakılarak kapatılamaz hâle getirin. Bu kuralı koyarken amacın denetim değil ikinci ziyareti önlemek olduğunu açıkça anlatmak iş birliğini artırır.
Araçta hangi parçaların bulunması gerektiğine nasıl karar verilir
Karar tahminle değil geçmiş iş emirleriyle verilir. Son dönemde en sık değiştirilen parçaları, en çok tüketilen sarf malzemeleri ve parça olmadığı için ikinci kez gidilen işleri listeleyin. Bu üç listenin kesişimi aracın sabit listesini oluşturur. Pahalı ve nadir kullanılan parçaları araca koymak yerine ana depoda tutup aynı gün ulaştırma yöntemini belirlemek genelde daha sağlıklı olur.
Araç sayımında çıkan farkı teknisyene ödetmek doğru mu
Kayıp parçanın bedelini teknisyene yansıtmak kısa vadede adil görünse de sayım sistemini bozar. Fark ödenecekse teknisyen farkı bildirmez, sayımı eksik yapar ya da başka araçtan parça alıp açığı kapatır. Böylece kayıtlar gerçekten daha da uzaklaşır. Doğru yaklaşım, farkın sebebini kayıt altına almak ve tekrarlayan sebepleri süreç olarak düzeltmektir; kasıtlı kayıp ve suistimal ise ayrı bir disiplin konusudur ve sayım mekanizmasıyla karıştırılmamalıdır.
Müşteride kalan emanet ya da ödünç verilen parçalar nasıl takip edilir
Bu parçalar ne araçta ne ana depodadır, bu yüzden üçüncü bir yer gerekir. Müşteri sahası için ayrı bir stok statüsü ya da müşteri bazlı emanet deposu açmak en temiz çözümdür. Parça oraya transfer edilir ve geri alınana veya faturalanana kadar orada görünür. Bu kayıt tutulmazsa emanet parçalar zamanla kaybolur ve kimin elinde kaldığı hatırlanmaz.
Araç stoğunu Excel ile takip etmek yeterli olur mu
Tek araçlı ve az kalemli bir yapıda Excel bir süre iş görür. Sorun, araç sayısı ve kalem sayısı arttığında aynı hareketin iki yere yazılması zorunluluğunda çıkar: hem ana depo dosyasına hem araç dosyasına. İki dosyanın aynı anda güncel kalması pratikte sağlanamaz ve fark büyür. Ayrıca Excel iş emriyle bağlı olmadığı için parçanın hangi işe gittiği kaybolur; asıl kayıp da budur.

Yazar

Giray Can Bıyıklıoğlu

IT Uzmanı

IT uzmanı. İşletmelerin bilgi işlem tarafını yazıyor: yedekleme, siber güvenlik hijyeni, cihaz ve kullanıcı yönetimi, ağ ve iş sürekliliği. Sorun çıkmadan önce yapılması gerekenlere odaklanıyor.

İlgili yazılar

Hazır mı, özel mi? Birlikte karar verelim

Süreçlerinizi kısa bir görüşmede dinleyip, ihtiyacınıza en uygun çözümü ve yol haritasını dürüstçe çıkaralım.