Periyodik bakım sözleşmesi olan bir müşteri yenilemiyorsa, sebep çoğunlukla fiyat değildir. Sözleşmenin bir sahibi yoktur, yapılan iş müşteriye görünmemiştir ve yenileme tarihi geçtikten sonra fark edilmiştir. Müşteri sizden hizmet almadığını düşünmez; sizi hatırlamadığını fark eder. Aradaki fark, teklif masasında kapatılamayacak kadar büyüktür.
Bu yazı, sözleşme yönetiminin kendisiyle ilgili: sözleşmenin nerede durduğu, kapsamının nasıl tanımlandığı, altında yapılan işin nasıl kayda geçtiği ve yenileme kararının hangi bilgiyle verildiği. Hatırlatmanın hangi araçla yapılacağı ayrı bir tartışma; burada asıl mesele hatırlatılacak bir kaydın var olup olmadığı.
Müşteri neden "unutulmuşuz" diyor
Sözleşmeli müşterinin kaybı tek bir olayla olmaz. Genellikle şu sıra izlenir: bakım dönemi gelir, kimse aramaz. Müşteri bir süre bekler, sonra kendisi arar. Ekip hızlı davranır, servisi yapar, sorun çözülür. Ama müşterinin kafasında bir cümle kalmıştır: "Ben aramasam gelmeyeceklerdi."
O cümle kurulduktan sonra sözleşme, müşteri için bir güvence olmaktan çıkıp bir masraf kalemine dönüşür. Yenileme geldiğinde de zaten aradığında gelen bir firmaya yıllık bir bedel ödemenin anlamını sorgular. Fiyat itirazı gibi görünen şey aslında budur; indirim yaparak kapatılmaya çalışıldığında da genellikle işe yaramaz, çünkü itiraz rakama değil karşılığın görünmezliğine dairdir.
Buradaki asıl kırılma noktası, ilişkiyi kimin başlattığıdır. Sözleşmeli hizmette aramayı sizin başlatmanız beklenir. Müşteri arayarak ilişkiyi başlatmak zorunda kalıyorsa, sözleşmenin sağladığı temel değer zaten ortadan kalkmıştır.
Bu kaybın bir de sessiz tarafı vardır. Müşteri çoğu zaman şikayet etmez, ayrılırken sebebini de tam söylemez. "Bu yıl bütçemiz yok" ya da "içeride hallediyoruz" cümleleri, arkasındaki asıl gerekçeyi gizler. Bu yüzden kaybın nedeni firma içinde hiç konuşulmaz ve bir sonraki müşteride aynı şekilde tekrarlanır.
Sözleşme kaydı nerede duruyor
Çoğu küçük ve orta ölçekli serviste sözleşme bilgisi tek bir yerde durmaz. İmzalı nüsha bir klasördedir, tarihler bir Excel dosyasındadır, kapsam konuşulmuş ama yazılmamıştır, cihaz listesi teklif dosyasının içindedir. Bu dağınıklığın sonucu şudur: sözleşmenin tamamını bilen tek bir kayıt yoktur, sadece onu bilen bir kişi vardır.
Excel'in sorunu tablo olması değil, kimseye ait olmaması. Dosyayı kim güncelleyecek belirsizdir; bir müşteri cihaz eklettiğinde satır güncellenmeyebilir; iki farklı kopya dolaşmaya başlar. Daha önemlisi Excel yalnızca yazdığınızı gösterir, olmayanı göstermez. Bakımı yapılmamış bir sözleşmeyi Excel size söylemez, çünkü orada bir boşluk vardır ve boşluk sessizdir.
Sözleşme kaydının minimum içeriği aslında kısa:
- Müşteri ve hizmet verilen lokasyon
- Kapsamdaki cihaz, hat ya da sistem listesi
- Başlangıç ve bitiş tarihi
- Yıl içinde kaç bakım öngörüldüğü ve hangilerinin yapıldığı
- Kapsama dahil olan ve olmayan iş türleri
- Sözleşmenin ticari sahibi, yani yenilemeden sorumlu kişi
Bu altı satır bir yazılımda tutulduğunda, sözleşme artık bir kişinin hafızası olmaktan çıkar ve firmanın kaydı olur. Personel değiştiğinde de ilişki kopmaz.
Sözleşmenin ticari sahibi alanı özellikle atlanır ama en çok işe yarayan alandır. Sahibi yazılı olmayan bir sözleşme, herkesin bildiği ama kimsenin sorumlu hissetmediği bir dosyaya döner. Küçük ekiplerde "zaten hepimiz biliyoruz" denilir; sorun bilmemek değil, kimin harekete geçeceğinin belirsiz olmasıdır.
Kapsam belirsizse her servis bir pazarlığa dönüşür
Sözleşmeli müşterilerde en çok yıpratan konu, hangi işin sözleşmeye dahil olduğu tartışmasıdır. Teknisyen sahada bir arıza görür, müşteri bunun bakım kapsamında olduğunu varsayar, ofis ise faturalandırmak ister. Bu tartışma her tekrarlandığında ilişkiden bir parça götürür ve genellikle kaybeden taraf servis firması olur; ya bedelsiz iş yapar ya da müşteriyi kırar.
Çözüm hukuki dil değil, operasyonel netliktir. Kapsam, iş emrinin açıldığı anda görünmelidir. Bir talep geldiğinde sistem "bu müşteri sözleşmeli, bu iş türü kapsamda" ya da "bu iş kapsam dışı, ücretlendirilecek" bilgisini önceden versin. Teknisyen sahaya bunu bilerek gitsin, müşteri de işin başında öğrensin.
Pratikte iş türlerini üç kümede ayırmak çoğu servis için yeterli olur: sözleşme kapsamındaki planlı bakım, kapsamdaki arıza müdahalesi, kapsam dışı işler ve sarf malzeme. Bu ayrım kayıtta durduğunda, yıl sonunda "bu müşteriye sözleşme karşılığında ne verdik" sorusunun cevabı da kendiliğinden çıkar.
Kapsam netliğinin bir faydası daha var: sözleşmenin kârlı olup olmadığını görebilirsiniz. Bazı müşteriler yıl boyunca öngörülenin çok üzerinde çağrı üretir; bazıları neredeyse hiç aramaz. İkisi de aynı bedeli ödüyorsa bu bilgi, bir sonraki dönemin kapsamını ve fiyatını konuşurken elinizdeki tek sağlam veridir. Kayıt yoksa bu konuşma his üzerinden yürür ve genellikle yapılmaz.
Bakım yapıldı ama müşteri bilmiyorsa yapılmamış sayılır
Sözleşmeli müşteri kaybının en sinsi sebebi budur. İş yapılır, teknisyen gider, kontrolleri tamamlar, gerekirse ayar çeker ve döner. Müşteri tarafında ise bunun kaydı yoktur. Yıl sonunda müşteri, ödediği bedelin karşılığında ne aldığını hatırlamaz — çünkü kendisine hiç gösterilmemiştir.
Görünür rapor, uzun bir belge olmak zorunda değil. Her ziyaretten sonra müşteriye giden kısa bir kayıt yeterlidir: hangi tarihte gidildi, hangi ekipmana bakıldı, ne tespit edildi, ne değiştirildi, bir sonraki bakım ne zaman. Teknisyen bunu sahada tabletten ya da telefondan doldurabiliyorsa ofise ek yük de binmez.
Bu raporların ikinci bir işlevi daha var. Yenileme görüşmesine gittiğinizde elinizde yıl boyunca yapılan işlerin listesi olur. "Geçen yıl kapsamda şu kadar ziyaret yaptık, şu arızalara müdahale ettik" cümlesi, indirim tartışmasını baştan gereksiz kılar. Rapor yoksa o görüşme sadece rakam üzerinden yürür ve orada kaybedersiniz.
Yenileme tarihi geçtikten sonra fark ediliyorsa süreç geç kurgulanmış
Yenileme, bitiş tarihinde başlayan bir iş değildir. Bitiş tarihinde başladığında müşteri çoktan alternatif düşünmeye başlamış, hatta başka bir firmayla konuşmuş olur. Sözleşme yönetimi kurulmuş bir serviste yenileme süreci, dönem bitmeden önce açılan bir iş olarak görünür ve bir sahibi vardır.
Bu sürecin işe yaraması için üç şeyin hazır olması gerekir: dönem boyunca yapılan işlerin dökümü, bir sonraki dönem için önerilecek kapsam, ve varsa fiyat güncellemesinin gerekçesi. Üçü de kayıttan çıkabiliyorsa yenileme görüşmesi hazırlık gerektirmeyen rutin bir işe dönüşür. Çıkmıyorsa, her yenileme birkaç saatlik arşiv kazısı demektir ve o kazı çoğu zaman yapılmaz.
Bir de sessiz kaybı görmek gerekir. Yenilenmemiş sözleşmelerin ayrı bir listesi tutulmuyorsa, müşteri kaybı hiçbir yerde rakama dönüşmez. Ay sonunda ciro düşer ama sebebi görünmez. Süresi dolmuş ve yenilenmemiş sözleşmelerin listesi, bir servis işletmesinin bakması gereken en sade göstergelerden biridir.
Sözleşme yönetimini kurmanın makul sırası
Bu işi tek hamlede kurmaya çalışmak genellikle yarım kalır. Sıra şu şekilde kurulduğunda ilerleme her adımda görünür olur.
Önce envanter
Yürürlükteki bütün sözleşmeleri tek bir yere çıkarın; kapsam, tarih ve sorumlu kişi alanlarını doldurun. Bu adım genellikle beklenenden fazla sürpriz üretir: süresi çoktan dolmuş ama hizmet verilmeye devam edilen sözleşmeler, hiç faturalanmamış ek cihazlar, kimin sorumlu olduğu belirsiz müşteriler.
Sonra iş kaydı
Her saha ziyaretinin bir sözleşmeye bağlanmasını sağlayın. Bağlanmayan ziyaret, kapsam tartışmasının ve görünmezliğin kaynağıdır. Bu adımda teknisyenin doldurduğu alanları mümkün olduğunca azaltmak gerekir; uzun form dolduran kimse yoktur.
Sonra müşteriye görünen çıktı
Ziyaret kaydından müşteriye giden kısa raporu üretin. Bu adım tamamlandığında müşteri kaybının en büyük sebebi ortadan kalkar.
En son yenileme süreci
Yenilemeyi bir iş olarak takip edin; sahibi, açılış zamanı ve sonucu olsun. İlk üç adım yapılmadan bu adımı kurmak, boş bir kaydı takip etmek anlamına gelir.
Kısaca
- Sözleşmeli müşteri genelde fiyat yüzünden değil, karşılığını görmediği için yenilemez.
- Sözleşme bir kişinin hafızasında ya da dağınık dosyalarda duruyorsa, o sözleşmenin sahibi yok demektir.
- Kapsamın kapsam dışından ayrımı iş emri açılırken görünmezse, her servis bir pazarlığa dönüşür.
- Müşteriye giden kısa ziyaret raporu, yenileme görüşmesinin en güçlü hazırlığıdır.
- Yenileme bitiş tarihinde başlayan bir iş değil, dönem içinde açılan ve sahibi olan bir süreçtir.
- Yenilenmemiş sözleşmelerin listesi tutulmuyorsa, müşteri kaybı hiçbir raporda görünmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Sözleşme yenilemesini kim takip etmeli — teknik ekip mi ofis mi?
Sözleşme kapsamı dışındaki işi ücretlendirmek müşteriyi kaçırmaz mı?
Küçük bir serviste, örneğin otuz kırk sözleşmeyle bu sistem gerekli mi?
Süresi dolmuş ama hizmet vermeye devam ettiğimiz müşteriler için ne yapmalı?
Müşteriye gönderilen bakım raporunda ne olmalı, ne olmamalı?
Yenilemeyi kaçırdığımız bir müşteriyi geri kazanmak mümkün mü?
Yazar
Yegan Bahadır MALKOÇYazılım Uzmanı
Yazılım uzmanı. Proje sürecinin işleyen tarafını yazıyor: gereksinim toplama, test, sürüm yönetimi, kullanıcı kabulü ve teknik borç. Yazılımın neden geciktiğini sahadan anlatıyor.