İçeriğe atla
Web & Mobil

Saha ekibine tablet mi telefon mu vermeli?

Yegan Bahadır MALKOÇ

Yazılım Uzmanı

9 dk okuma

Paylaş
Saha ekibine tablet mi telefon mu vermeli?

Fotoğraf: Mizuno K / Pexels

Servis ve bakım ekipleri için cihaz kararı çoğu işletmede telefondan yana çıkar. Tablet, ekranı büyük olduğu için ofiste ve araç içinde rahat okunur; ama makinenin altında, eldivenli elle, tek elle tutularak kullanılması gereken yerde ağır, kırılgan ve hantal kalır. Doğru soru "hangi cihaz daha iyi" değil, "teknisyen o kaydı fiilen hangi pozisyonda giriyor" sorusudur. Bu yazı, saha ekibine dağıtılacak cihazın seçimini iş emri sürecinden bağımsız olarak, sadece donanım ve kullanım koşulları ekseninde ele alıyor.

Cihaz kararı genellikle satın alma masasında verilir. Ekranı büyük olan daha kullanışlı görünür, toplu alımda birim fiyat cazip gelir, birkaç tablet sipariş edilir. Altı ay sonra tabletlerin bir kısmı araçların torpido gözünde durur, teknisyenler kaydı akşam ofiste kendi telefonundan ya da bilgisayardan girer. Cihaz yanlış seçildiğinde kaybedilen şey donanım bedeli değil, sahada anında girilmesi gereken verinin gecikmesidir.

Teknisyen o kaydı hangi pozisyonda giriyor

Cihaz seçiminden önce cevaplanması gereken tek soru bu. Bir teknisyen kaydı ayakta, makinenin yanında, bir eliyle bir parçayı tutarken giriyorsa iki elle kavranan bir cihaz zaten devre dışıdır. Kaydı araç içinde oturarak, işi bitirdikten sonra giriyorsa tablet mantıklı hale gelir. Bakım listesini kalem kalem işaretleyerek ilerliyorsa ekran boyutu değer kazanır; sadece "yapıldı", "parça değişti", "müşteri yok" gibi birkaç seçim yapıyorsa ekran boyutunun hiçbir katkısı yoktur.

Bu soruyu masa başında tahmin ederek cevaplamak zordur. En pratik yol, cihaz alınmadan önce bir iki teknisyenle bir gün sahaya çıkıp kaydın hangi anda ve hangi duruşta girildiğini izlemektir. Çoğu serviste ortaya çıkan tablo şudur: kayıtların büyük bölümü ayakta ve tek elle, geri kalanı araçta oturarak giriliyor. Bu dağılım cihaz kararını neredeyse tek başına verir.

Eldiven, yağ, tek el ve güneş altında ekran

Saha ekiplerinin ellerinde çoğu zaman eldiven vardır ve eldiven kapasitif ekranla iyi anlaşmaz. İş eldiveni tamamen çalışmaz, ince nitril eldiven çalışır ama isabeti düşürür. Bu yüzden teknisyen ya eldivenini çıkarır ya da ekrana yanlış basar. Eldiven çıkarmak ilk günlerde yapılır, sonra kayıt girilmemeye başlar.

Bunun cihaz tarafındaki karşılığı nettir. Küçük ekranda hedefler daha az sayıdadır ve büyük tasarlanabilir; büyük ekranda tasarımcı boşluğu doldurmak için daha fazla alan, daha çok buton koyar ve isabet zorlaşır. Ayrıca telefon tek elle kavranıp başparmakla kullanılabilirken, tablet ikinci eli işgal eder. Elleri yağlı bir teknisyenin ikinci elini bir cihaza ayırması pratikte mümkün değildir.

Cihaz kararı verilirken şunlara bakmak gerekir:

  • Ekrana eldivenle basılabiliyor mu, cihazın eldiven modu var mı
  • Islak ya da yağlı parmakla dokunma çalışıyor mu
  • Cihaz tek elle kavranabiliyor mu, kayıyor mu
  • Kılıf takılınca kavrama iyileşiyor mu yoksa cihaz daha da kalınlaşıyor mu

Güneş altında okunmayan ekran

Saha işinin önemli bir kısmı açık alanda geçer. Doğrudan güneş altında ekran parlaklığı yetersizse teknisyen ekranı gölgeye taşımaya çalışır, sırtını güneşe döner, olmazsa cihazı cebine koyar. Parlaklık ve yansıma önleyici kaplama, ekran boyutundan daha belirleyici bir özelliktir ve ürün karşılaştırmalarında genellikle atlanır.

Aynı şey yazılım tarafı için de geçerlidir. Açık gri zemin üzerine açık gri yazı ofis ekranında zarif görünür, güneş altında görünmez. Saha için tasarlanan ekranda kontrast yüksek, yazı büyük, renk sayısı az olmalıdır. Bir kayıt ekranının sahada okunup okunmadığını anlamanın en hızlı yolu, telefonu alıp öğle vakti dışarı çıkmaktır.

Dar alan, yükseklik ve kırılma

Servis işi çoğu zaman dar alanda yapılır: makine arkası, kazan dairesi, asansör boşluğu, çatı, merdiven. Bu ortamlarda cihazın hacmi doğrudan sorun üretir. Tablet cebe girmez; teknisyen onu ya koltuk altına sıkıştırır ya bir yere bırakır ya da araçta unutur. Bırakılan cihaz düşer, üstüne basılır, yağlı zeminde kayar.

Kırılma maliyetini hesaplarken cihazın kendi fiyatına bakmak yanıltıcıdır. Asıl maliyet, cihaz kırıldıktan sonra o teknisyenin yeni cihaz gelene kadar kayıt girmemesi ve kayıt alışkanlığının bozulmasıdır. Bir ekipte birkaç cihaz kırıldıktan sonra ekibin geri kalanı da cihazı "kırmamak için" araçta bırakmaya başlar.

Pratik yaklaşım şudur: cihazın kendisini seçerken darbeye dayanıklı bir model ve sağlam kılıf tercih edilir, yedek cihaz stoğu tutulur, kırılan cihaz aynı gün değiştirilir. Yedek cihaz maliyeti, kayıt kaybının yanında küçük kalır.

Hat, kapsama ve batarya

Sadece kablosuz ağ destekleyen tabletler saha için uygun değildir. Bina içinde, bodrumda, sanayi tesisinde, kırsalda kapsama düşer ve kayıt gönderilemez. Cihazda hat olması ilk şarttır; ikinci şart, yazılımın kapsama olmadığında da çalışmasıdır. Kayıt cihazda birikmeli, hat gelince kendiliğinden gönderilmelidir. Bu, cihaz seçiminden bağımsız ama onunla birlikte karara bağlanması gereken bir konudur.

Batarya tarafında ölçü basittir: cihaz bir vardiyayı, şarj aranmadan bitirmeli. Şarj aranan cihaz araçta kalır. Servis araçlarına şarj düzeneği koymak, kablo ve tutucu vermek küçük bir yatırımdır ve cihazın gün ortasında kapanmasını önler. Kamera, ekran parlaklığı ve navigasyon aynı anda çalıştığında bataryanın beklenenden hızlı bittiği unutulmamalı.

Fotoğraf ve imza: tabletin tek gerçek üstünlüğü

Saha kaydında iki iş vardır ki tablette gerçekten daha rahattır: müşteriye bir şey göstermek ve müşteriden imza almak. Büyük ekranda ölçüm sonucunu, arıza fotoğrafını ya da yapılan işlerin listesini müşteriye göstermek daha ikna edicidir. Parmakla ya da kalemle atılan imza da geniş ekranda daha düzgün çıkar.

Fotoğraf çekiminde ise durum tersine döner. Telefon kamerası genellikle daha iyidir, tek elle ve dar açıdan çekim yapmaya uygundur, makinenin altına sokulabilir. Tabletle dar alanda fotoğraf çekmek zahmetlidir ve sonuç çoğu zaman kötüdür.

Bu ikisi çatıştığında pratik çözüm cihaz değiştirmek değil, ekranı düzenlemektir: imza alanını telefonda da yeterince büyük tasarlamak, imza ekranını yatay çevirmeye izin vermek ve müşteriye gösterilecek özeti ayrı, sade bir ekranda toplamak. Müşteriye tablet uzatmak yerine, işi biten teknisyenin telefonundan özet bağlantısı göndermek de çoğu işte yeterli olur.

Cihaz kimin: şirket telefonu mu kişisel telefon mu

Kişisel telefon kullanmak ilk bakışta bedava görünür, ama üç sorunu vardır. Birincisi, cihaz çeşitliliği: farklı marka, farklı ekran boyutu, farklı işletim sistemi sürümü destek yükünü artırır ve "bende çalışmıyor" cevabını yaygınlaştırır. İkincisi, veri: müşteri fotoğrafı, adres ve iletişim bilgisi kişisel cihazda birikir ve çalışan ayrıldığında bu verinin akıbeti belirsizleşir. Üçüncüsü, sınır: teknisyenden mesai dışında da cihazı açması beklenmeye başlar, bu da direnç üretir.

Şirket cihazı vermek bu üç sorunu da çözer ama kendi yükünü getirir: envanter tutmak, kaybolan ve kırılan cihazı takip etmek, iş bırakılırken cihazı geri almak. Ara çözüm olarak kişisel cihaza yalnızca tarayıcıdan çalışan bir arayüz vermek, cihazda kalıcı veri bırakmamak ve oturumu süreli tutmak tercih edilebilir. Hangi yol seçilirse seçilsin, cihazın kime ait olduğu ve içindeki veriye ne olacağı işe başlama anında yazılı olmalıdır.

Ekranı seçilen cihaza göre tasarlamak

Cihaz kararı verildikten sonra asıl iş yazılım tarafındadır. Masaüstü için tasarlanmış bir ekranın küçültülmüş hali telefonda kullanılmaz. Saha ekranı için birkaç ölçü yeter: bir ekranda tek iş olsun, dokunulacak hedefler parmak ucuna göre büyük olsun, serbest metin alanı yerine seçim listesi kullanılsın, yazı yazmak zorunlu olmasın, ses kaydı ve fotoğraf metnin yerini alabilsin.

Bir de sıralama meselesi vardır. Teknisyen ekranı işi yaparken açar, sonra kapatır, sonra tekrar açar. Uygulama her açılışta baştan başlıyorsa ve girilen veri kayboluyorsa cihaz ne olursa olsun kullanılmaz. Yarım kalan kaydın cihazda durması, saha yazılımında ekran boyutundan çok daha belirleyicidir.

Kısaca

  • Cihaz kararının kendisi ekran boyutuyla değil, teknisyenin kaydı hangi duruşta girdiğiyle verilir; ayakta ve tek elle giriliyorsa telefon kazanır.
  • Eldiven, yağ, dar alan ve kırılma riski tableti sahada dezavantajlı hale getirir; tablet asıl olarak araç içinde ve müşteriye gösterim yapılan işlerde işe yarar.
  • Hat olmadan çalışabilme, güneş altında okunabilirlik ve bir vardiyayı bitiren batarya, marka ve model kıyaslamasından önce gelen üç şarttır.
  • Kişisel cihaz kullanılacaksa veri nerede duruyor ve çalışan ayrılınca ne oluyor sorusu baştan yazılı olarak cevaplanmalı.
  • Doğru cihaz seçilse bile ekran o cihaza göre tasarlanmadıysa kayıt yine girilmez; tek işlik ekran, büyük hedef ve seçim listesi asgari koşuldur.

Sıkça Sorulan Sorular

Saha ekibine dayanikli (rugged) telefon almak gerekli mi?
Her ekip icin gerekli degil. Belirleyici olan calisma ortami: toz, nem, yag ve surekli dusme riski varsa dayanikli model kendini cikarir. Daha hafif kosullarda normal bir telefon ile saglam bir kilif cogu zaman yeterlidir. Karari vermeden once son bir yilda kac cihazin kirildigina ve neden kirildigina bakmak, katalog ozelliklerini karsilastirmaktan daha isabetli sonuc verir.
Teknisyene ayri bir is telefonu mu vermeli yoksa mevcut telefonuna uygulama mi kurmali?
Ikisi de calisir ama farkli yukleri vardir. Ayri is telefonu veri ve sinir sorununu cozer, karsiliginda envanter takibi ve cihaz maliyeti getirir. Kisisel telefona kurulum hizli baslar ama cihaz cesitliligi destek yukunu artirir ve calisan ayrildiginda cihazdaki veriyi temizlemek zorlasir. Kisisel cihaz secilecekse tarayicidan calisan, cihazda kalici veri birakmayan bir arayuz tercih edilmeli.
Ekipteki herkese ayni cihaz mi verilmeli?
Ayni cihaz vermek destek tarafini belirgin sekilde kolaylastirir; ayni ekran, ayni ayar, ayni sorun. Farkli roller icin farkli cihaz gerekiyorsa bunu kisiye gore degil role gore ayirmak daha saglikli olur. Ornegin musteriye sunum yapan ve kesif alan kisi tablet, kurulum ve onarim yapan teknisyen telefon kullanabilir. Ikiden fazla cihaz tipine cikmak destek tarafinda hizla maliyet uretir.
Kapsama olmayan yerlerde girilen kayitlar ne oluyor?
Dogru kurulmus bir sahada uygulama kaydi cihazda saklar ve baglanti gelince kendiliginden gonderir. Bu ozellik yoksa teknisyen kaydi kagida yazip aksam tekrar girmek zorunda kalir, bu da kaydin ya eksik ya gec girilmesi demektir. Cihaz secerken hat destegini sart kosmak yeterli degil; yazilimin baglantisiz calisip calismadigini satin almadan once sormak gerekir.
Musteri imzasini telefondan almak hukuken ve pratikte sorun cikarir mi?
Pratikte kucuk ekranda atilan imza daha bozuk cikar ama kimin, ne zaman ve nerede imzaladigi kaydediliyorsa amaca hizmet eder. Imza ekranini yatay cevirmeye izin vermek ve imza alanini ekranin buyuk bolumune yaymak sonucu belirgin sekilde duzeltir. Hukuki gecerlilik gerektiren islerde imzanin yaninda is ozeti, tarih ve konum bilgisinin birlikte saklanmasi ve musteriye bir kopyanin gonderilmesi beklenir.
Cihaz verdik ama teknisyenler kullanmiyor, sorun cihazda mi?
Once ekrana bakmak gerekir. Kayit girmek bir dakikadan uzun suruyorsa, cok sayida zorunlu alan varsa ya da uygulama her acilista bastan basliyorsa cihaz degistirmek sonucu degistirmez. Bir gun bir teknisyenle sahaya cikip kaydin nerede takildigini izlemek, en hizli teshis yontemidir. Cihaz ancak ekran sadelestirildikten sonra hala tutulamiyor, kayiyor ya da okunmuyorsa suclu sayilabilir.

Yazar

Yegan Bahadır MALKOÇ

Yazılım Uzmanı

Yazılım uzmanı. Proje sürecinin işleyen tarafını yazıyor: gereksinim toplama, test, sürüm yönetimi, kullanıcı kabulü ve teknik borç. Yazılımın neden geciktiğini sahadan anlatıyor.

İlgili yazılar

Hazır mı, özel mi? Birlikte karar verelim

Süreçlerinizi kısa bir görüşmede dinleyip, ihtiyacınıza en uygun çözümü ve yol haritasını dürüstçe çıkaralım.