İçeriğe atla
Yapay Zeka & Veri

Saha Ekibine İş Emri Atamayı Yapay Zeka Yaparsa Ne Değişir

Doğukan Azer ÇİFTCİ

Yazılım Mühendisi

8 dk okuma

Paylaş
Saha Ekibine İş Emri Atamayı Yapay Zeka Yaparsa Ne Değişir

Fotoğraf: RDNE Stock project / Pexels

İş emri atamasını yapay zekaya devrettiğinizde değişen tek şey şudur: sabah listeye bakıp "bu iş sende" diyen kişinin kafasındaki kurallar yazıya döker ve her yeni iş geldiğinde otomatik uygulanır. İşin kendisi, teknisyenin gittiği adres, yapılan bakım aynı kalır. Değişen, atama kararının bir kişinin hafızasında mı yoksa sistemde mi durduğudur. Ve bu ancak atamayı belirleyen değişkenler yazılıysa mümkündür; yazılı değilse yapılacak ilk iş yapay zeka kurmak değil, o değişkenleri yazmaktır.

Bu yazı yalnızca atama adımına bakıyor. Saha servis operasyonunun tamamı — iş emri açılışı, periyodik bakım planı, servis formu, parça sarfı, faturalama — ayrı bir konu ve onu saha servis ekipleri için iş emri ve bakım takip yazılımı yazısında anlattık. Burada tek bir soruya odaklanıyoruz: gelen işi hangi teknisyene, hangi sırayla vereceğine kim karar veriyor.

Bugün atama nasıl yapılıyor

Çoğu firmada tablo şu: sabah 08:00 civarı bir kişi — genelde servis şefi, bazen operasyon müdürü, küçük firmalarda patronun kendisi — açık iş listesine bakar. Liste bir Excel dosyası, bir defter ya da programın ekranıdır. Kişi listeyi yukarıdan aşağı okur, kafasından teknisyenleri geçirir, telefonu eline alır ve dağıtmaya başlar.

Konuşma genelde şöyle geçer: "Mehmet, sen bugün önce Gebze'deki soğutmaya git, dün arayan müşteri. Sonra Dilovası'na geç, orada kompresör var ama sende o parça yok, depoya uğra. Ali'yi Çayırova'ya yolluyorum, o sertifikalı." Bu üç cümlenin içinde en az beş ayrı değerlendirme var ve hiçbiri hiçbir yere yazılmıyor.

Bu yöntemin işlemesinin sebebi o kişinin çok şey bilmesidir: hangi teknisyenin hangi markayı iyi bildiğini, hangi müşterinin geç kalınmaya tahammülü olmadığını, kimin aracında hangi parçanın durduğunu bilir. Sorun tam da burada: en çok bilen kişi olduğu için atama ona bağlanır, atama ona bağlandığı için gün boyu telefonu susmaz. İzne çıktığı hafta operasyon aksar. Bu bir yetenek sorunu değil, tek nokta bağımlılığıdır.

Atamayı gerçekten belirleyen değişkenler

Atama kararı sezgiyle veriliyor gibi görünür ama değildir. Servis şefine "neden Ali'yi yolladın" diye sorduğunuzda cevabı hep somuttur. O cevapların toplamı beş başlıkta toplanıyor:

  • Konum ve yol süresi. Teknisyenin o an nerede olduğu, işin nerede olduğu, aradaki gerçek sürüş süresi. Kuş uçuşu mesafe değil; sabah köprü trafiğiyle 20 dakikalık yol öğleden sonra 55 dakika olabilir.
  • Yetkinlik ve sertifika. Teknisyenin hangi cihaz ailesinde çalışabildiği, hangi markanın eğitimini aldığı, yüksekte çalışma veya soğutucu akışkan gibi belgeye bağlı işlerde belgesinin geçerli olup olmadığı.
  • Aciliyet ve sözleşmedeki müdahale süresi. Bazı müşterilerle sözleşmede yazılı bir süre vardır: arıza bildiriminden itibaren belirli saat içinde yerinde olmak. Bu süre atamanın sırasını doğrudan belirler.
  • Gereken yedek parça araçta mı. Doğru teknisyeni doğru adrese yollayıp parçayı unutmak, işi tamamen yapmamakla neredeyse aynı sonucu verir: ikinci ziyaret.
  • Ekibin mevcut yükü. O teknisyene bugün kaç iş verildi, tahmini süreleri ne, mesai bitimine kadar sığar mı.

Bu beşinin hepsi ölçülebilir bilgidir. Hiçbiri şiir değil. Yapay zekanın atamayı devralabilmesinin şartı da budur: karar sezgi gibi görünür ama girdileri somuttur, o girdiler kayıtlıysa karar tekrarlanabilir.

Yazılı olmayan değişken devredilemez

Burada net olmak gerekiyor, çünkü otomasyon projelerinin çoğu bu noktada tökezliyor. Bir değişken sistemde yoksa, yapay zeka onu tahmin etmez — etmemeli de. "Teknisyenlerin yetkinlik matrisi yok ama sistem zamanla öğrenir" cümlesi kulağa makul gelir, pratikte yanlış teknisyeni yanlış cihazın başına gönderir.

Dolayısıyla iş ikiye ayrılıyor. Elinizde yazılı olan değişkenler için atama bugün devredilebilir. Yazılı olmayanlar için önce bir yazma işi var ve bu iş genelde sanıldığından kısa sürüyor: yirmi teknisyenlik bir ekipte yetkinlik matrisi bir öğleden sonra çıkar, çünkü bilgi zaten servis şefinin kafasında hazır durur, sadece kağıda geçmemiştir.

Atama değişkenleri kontrol tablosu

Atama değişkeniSistemde var mıYoksa ne yapılmalı
Teknisyenin anlık konumuGenelde yok; araç takip varsa ayrı sistemde dururAraç takibi iş emri sistemine bağlanır; yoksa teknisyenin gün başında bildirdiği bölge kabul edilir
Yetkinlik ve marka bilgisiÇoğu firmada yok, servis şefinin hafızasındaTeknisyen × cihaz ailesi matrisi çıkarılır; üç seviye yeter: yapar / gözetimle yapar / yapmaz
Sertifika ve geçerlilik tarihiİK klasöründe var, atama ekranında yokSertifikalar teknisyen kartına tarihiyle işlenir; süresi dolan otomatik düşer
Sözleşmedeki müdahale süresiSözleşme PDF'inde yazılı, sistemde alan yokMüşteri kartına saat cinsinden alan açılır; sözleşmesiz müşteri için varsayılan belirlenir
Araçtaki parça stoğuNadiren var; depo stoğu var, araç stoğu yokAraç bir stok lokasyonu olarak tanımlanır; sarf servis formundan düşer
Teknisyenin günlük yüküKısmen var; atanan iş sayısı bilinir, süresi bilinmezİş tiplerine tahmini süre yazılır; geçmiş kayıtlardan ortalama çıkarılır
Müşteri hassasiyeti / geçmiş şikayetYok, sözlü bilgiMüşteri kartına not alanı; bu değişken otomatiğe bırakılmaz, uyarı olarak gösterilir

Tablodaki son satır önemli. Her değişkenin otomatik karara girmesi gerekmiyor; bazıları sadece kararı veren kişinin önüne uyarı olarak çıkmalı.

Atama devredildiğinde ekran nasıl işliyor

Devir tamamlandığında sabah şu şekilde geçiyor. Açık işler listeye düşer. Sistem her iş için uygun teknisyenleri sıralar ve gerekçesini yazar: "Ali — 18 dk uzaklıkta, bu cihaz ailesinde yetkin, gerekli conta setli aracında var, bugünkü yükü 4,5 saat." Yanında ikinci ve üçüncü sıradaki isimler ve neden geride kaldıkları durur: "Mehmet — 12 dk uzaklıkta ancak bu markada yetkin değil."

Servis şefi listeyi onaylar, itiraz ettiği yerde ismi değiştirir. Bu bir dakikalık iştir, kırk dakikalık telefon turu değil. Bizim yapay zeka personel ekibi kurgumuzda çalışan yaklaşım budur: sistem kararı hazırlar ve gerekçesini gösterir, son söz insanda kalır. Gerekçesini gösteremeyen bir atama önerisi denetlenemez, denetlenemeyen öneri de bir süre sonra kapatılır.

Gün içinde plan bozulduğunda

Sabah yapılan dağıtım öğlene kadar ayakta kalmaz. Saat 11:20'de sözleşmeli bir müşteriden hat duruşu bildirimi gelir ve müdahale süresi dört saattir. Elle yönetimde bu an şöyle işler: servis şefi listeye tekrar bakar, aklına gelen ilk uygun ismi arar, o kişinin elindeki işi başkasına devretmeye çalışır, devraldığı kişinin programını gözden geçirmeye vakti kalmaz. Genelde günün sonunda bir iş sarkar ve kimse bunu planlamamıştır.

Atama sistemde tanımlıysa aynı an şöyle işler: acil iş girildiğinde sistem mevcut dağılımı yeniden hesaplar ve etkilenen işleri gösterir. "Acil işi Ali alırsa saat 15:00'teki periyodik bakım bugüne sığmıyor; o bakım sözleşmesiz, yarına kaydırılabilir. Alternatif: acil işi Hasan alır, 41 dakika yolu var, müdahale süresine yetişir ama öğleden sonraki iki iş kayar." Karar yine insanın, ama insan artık tahmin etmiyor; iki seçeneğin sonucunu görerek seçiyor.

Yeniden dağıtımın asıl kazancı hız değil, görünürlüktür. Sarkan iş sarkmadan önce belli olur, müşteri arayıp sormadan önce bilgilendirilebilir.

İnsan tam olarak nerede kalıyor

Rol değişimi gerçektir, bunu yumuşatmanın anlamı yok. Sabahları telefonla iş dağıtan kişi bunu artık yapmıyor. Ama işi bitmiyor, işi değişiyor: dağıtımı yapan kişiden, dağıtımı denetleyen ve istisnaları yöneten kişiye dönüşüyor. Bu daha kolay bir iş değil, farklı bir iş. Somut olarak şuraya bakıyor:

  • İstisnalar. Sistemin hiçbir uygun teknisyen bulamadığı işler, sertifikası biten kişinin düştüğü kuyruk, müdahale süresine yetişmeyen bildirimler.
  • Müşteri hassasiyeti. Sistem "18 dakika uzaklıkta ve yetkin" der; insan "o müşteri geçen ay bu teknisyenle tartıştı, başkasını yollayalım" der. Bu bilgi veriye tam dökülmez ve dökülmesi de şart değil.
  • Teknisyenin itirazı. Sahadaki kişi "o iş göründüğü gibi değil, iki kişi gerekir" dediğinde bu itiraz sistemin üstündedir. İtirazın kaydedilmesi ayrıca değerlidir; aynı iş tipinde tekrar ediyorsa tahmini süre yanlış demektir.
  • Sistemin hatasını yakalamak. Yol süresi sürekli olduğundan kısa hesaplanıyorsa, bunu ilk fark edecek olan ekranı okuyan kişidir.

Ekip küçülür mü sorusunun dürüst cevabı şu: bu bir yönetim kararıdır, teknolojinin dayattığı bir sonuç değil. Aynı sistem "aynı ekiple daha çok servis kapatmak" için de kurulur, "daha az kişiyle aynı işi yapmak" için de. Hangisinin seçileceğini firma seçer, yazılım değil. Bizim gördüğümüz saha servis firmalarında baskın ihtiyaç genelde birincisi oluyor, çünkü sorun fazla adam değil, adamların yanlış yerde olması.

Ne zaman otomatik atamaya geçilmemeli

Açık söyleyelim: yetkinlik matrisi ve araç parça stoğu verisi yoksa otomatik atama işinizi iyileştirmez, bozar. Sebebi basit — bu iki veri yokken sistem elindeki tek somut değişkene, yani mesafeye göre karar verir. En yakın teknisyeni yollar. Yakın olan kişi cihazı bilmiyorsa ya da parça aracında yoksa iş bitmez, üstüne bir de "sistem yolladı" diye kimse sorumluluk almaz. İki hafta sonra herkes tekrar telefonla dağıtmaya döner ve bu kez otomasyona da güven kalmaz.

Kötü tanımlanmış bir süreç otomatikleştiğinde düzelmez, daha hızlı bozulur. Bu yüzden doğru sıra şu: önce yetkinlik ve parça verisini yazın, iki hafta sistemi öneri modunda çalıştırıp önerilerle servis şefinin kararını karşılaştırın, uyuşma oranı tatmin ediciyse otomatik atamayı açın. Çalışma sürecimizde bu karşılaştırma adımını atlamıyoruz; öneriler şefin kararıyla sistematik olarak ayrışıyorsa sorun modelde değil, eksik değişkendedir ve o değişkeni bulmak birkaç günlük iştir.

Özet

İş emri atamasını yapay zekaya devretmek, kararı bir kişinin hafızasından çıkarıp yazılı kurallara taşımaktır. Kazanç, sabahki kırk dakikalık telefon turunun bir dakikalık onaya inmesi ve gün içinde plan bozulduğunda ne sarkacağının önceden görünmesidir. Şartı da tektir: konum, yetkinlik, aciliyet, parça ve yük verisinin kayıtlı olması. Ekibinizde bu verilerin hangilerinin hazır olduğunu konuşmak için teklif alın, mevcut durumunuza bakıp nereden başlanacağını birlikte çıkaralım.

Sıkça Sorulan Sorular

Teknisyenlerimizin yetkinlik listesi hiç yok, yine de otomatik atamaya geçebilir miyiz?
Geçmemenizi öneririz. Yetkinlik verisi yokken sistem elindeki tek somut değişkene, yani mesafeye göre karar verir ve en yakın kişiyi yollar. Önce teknisyen ile cihaz ailesi eşleşmesini yazın; yapar, gözetimle yapar, yapmaz şeklinde üç seviye başlangıç için yeterlidir.
Araç takip sistemimiz var ama iş emri programımızdan ayrı, bu bir engel mi?
Engel değil, bir entegrasyon işi. İki sistem arasında konum bilgisinin akması yeterlidir. Entegrasyon şimdilik mümkün değilse teknisyenin gün başında bildirdiği bölge ile de başlanabilir; bu daha kabadır ama hiç konum verisi olmamasından iyidir.
Servis şefimiz sistemin önerdiği kişiyi sürekli değiştirirse ne anlama gelir?
Genelde sistemde eksik bir değişken olduğuna işaret eder. Değişikliklerin gerekçesine bakılır: hep aynı müşteri için mi, hep aynı teknisyen için mi, hep aynı iş tipinde mi. Bu ayrışma tesadüfi değilse eksik veri birkaç gün içinde bulunur ve kural setine eklenir.
Acil iş geldiğinde sistem kendi başına mı yeniden dağıtım yapıyor?
Varsayılan olarak hayır. Sistem yeniden dağıtım seçeneklerini ve her birinin sonucunu gösterir, hangi işin sarkacağını belirtir. Onayı insan verir. Sözleşmeli acil işler için firma isterse belirli koşullarda otomatik atama açılabilir, bu bir tercih meselesidir.
Küçük bir ekibiz, sekiz teknisyenle bu sistem anlamlı olur mu?
Ekip büyüklüğünden çok işin çeşitliliğine bağlıdır. Sekiz teknisyen aynı işi yapıyorsa ve müşteriler benzer sözleşmelerdeyse kazanç sınırlı kalır. Cihaz çeşitliliği, sertifika gereksinimi ve farklı müdahale süreleri varsa sekiz kişide de atama zaten karmaşıktır ve yazılı hale gelmesi işe yarar.
Sabah dağıtımı yapan arkadaşımız bu işi kaybedeceğini düşünüyor, ona ne söyleyelim?
İşin dağıtımdan denetime kaydığını söyleyin, çünkü olan budur. Sistemin uygun kişi bulamadığı işler, müşteri hassasiyeti gerektiren durumlar ve teknisyen itirazları ona kalır. Ayrıca kural setini kuran ve doğrulayan kişi de odur; o bilgi kimsede yok.

Yazar

Doğukan Azer ÇİFTCİ

Yazılım Mühendisi

QuantKOD’da yazılım mühendisi. Ölçeklenebilir mimariler, özel yazılım geliştirme ve doğru teknoloji seçimleri üzerine yazıyor.

İlgili yazılar

Hazır mı, özel mi? Birlikte karar verelim

Süreçlerinizi kısa bir görüşmede dinleyip, ihtiyacınıza en uygun çözümü ve yol haritasını dürüstçe çıkaralım.