İçeriğe atla
Dijital Dönüşüm

Form dolduran kişiden sistemi denetleyen kişiye: otomasyonda rol nasıl değişir

Doğukan Azer ÇİFTCİ

Yazılım Mühendisi

7 dk okuma

Paylaş
Form dolduran kişiden sistemi denetleyen kişiye: otomasyonda rol nasıl değişir

Fotoğraf: https://kaboompics.com/ / Pexels

Otomasyon bir işi ortadan kaldırmaz; o işi yapan kişinin gününü başka bir işe kaydırır. Formu dolduran kişi, formu dolduran sistemi denetleyen kişiye dönüşür. Bu daha kolay bir iş değildir — farklı bir iştir, farklı bir beceri ister ve kendi başına bir iş yükü yaratır.

Bu yazıda o geçişi süsleyerek değil, olduğu gibi anlatıyoruz: eski işin tarifi, yeni işin tarifi, yeni işin istediği beceriler, denetimin kendi maliyeti ve ekibin bu değişime nasıl hazırlanacağı. Yazı, sistemi kuracak olan patrondan çok, sistemi her gün kullanacak olan kişiye bakıyor — çünkü otomasyon projelerinin çoğu teknoloji yüzünden değil, onu kullanacak kişi süreci sahiplenmediği için tıkanır.

Eski işin tarifi: veriyi taşımak, kopyalamak, hatırlamak

Bir satınalma sorumlusunun ya da satış destek elemanının gününü açıp bakarsanız, saatlerin nereye gittiği bellidir. Mailden gelen talebi okur, kalemleri tek tek ayıklar, stok listesinden bakar, bulamadığını tedarikçiye sorar, gelen cevabı Excel'e yazar, oradan teklif şablonuna geçirir, teklifi mail olarak geri gönderir. Ekran değiştirir, kopyalar, yapıştırır, format düzeltir.

Bu işin üç bileşeni vardır ve üçü de birbirinden farklıdır:

  • Taşıma: Bir yerdeki veriyi başka bir yere aktarmak. Maildeki kalemi tabloya, tablodaki kodu ERP'ye, ERP'deki fiyatı teklife.
  • Eşleştirme: Müşterinin yazdığı tarifi elinizdeki ürünle çakıştırmak. Müşteri "8'lik siyah boru, 6 metre" yazar; sizin listenizde o kalem bambaşka bir kodla durur.
  • Hatırlama: Hangi müşteriye hangi iskontoyu verdiğinizi, hangi tedarikçinin hangi kalemde hızlı olduğunu, hangi teklifin cevabının beklendiğini akılda tutmak.

Bu üç bileşenin ilki ve büyük ölçüde ikincisi, yazılımın iyi yaptığı işlerdir. Üçüncüsü zaten yazılımın yapması gereken iştir; insanın hafızasında durması bir yetenek değil, bir risktir. Veri girişi bir iş adımıdır, bir meslek değildir — ve otomasyon tam olarak bu adımı devralır.

Yeni işin tarifi: kaydı okumak, sınırı görmek, istisnayı yönetmek

Sistem kurulduğunda kişinin önüne gelen şey artık boş bir form değil, doldurulmuş bir öneridir. Talep okunmuş, kalemler ayrıştırılmış, stokta eşleşenler işaretlenmiş, eşleşmeyenler ayrı bir kutuya konmuş, tedarikçiye sorulacaklar hazırlanmıştır. Ekranda bir onay bekler.

İşte yeni iş burada başlar. Kişi artık şunları yapar:

  • Şüpheli kaydı fark etmek. Sistem bir kalemi eşleştirmiştir, kutucuk yeşildir, ama fiyat geçen aya göre garip durmaktadır. Ekranda hiçbir şey "hata" demez; sadece bir şey yerine oturmaz.
  • Sınır dışı durumu değerlendirmek. Müşteri normalde 30 gün vadeli çalışır, bu talepte peşin yazmıştır. Kural tablosunda böyle bir satır yoktur. Bu kararı insan verir.
  • Sistemin yanlışını yakalamak. Kural doğru işlemiştir ama kuralın kendisi yanlıştır. Bunu ancak işi bilen kişi görür.
  • İstisnayı yönetmek. Acil talep, yarım teslimat, iptal edilen sipariş, tedarikçinin geri çektiği fiyat. Süreçlerin en pahalı kısmı istisnalardır ve otomatikleşen kısım büyüdükçe insanın gününde istisnaların payı artar.
  • Müşteriyle konuşmak. Talebin belirsiz olduğu, işin pazarlığa döndüğü, ilişkinin devreye girdiği yer. Bu yer küçülmez, tersine daha görünür hale gelir.

Dikkat edilirse listenin tamamı karar işidir. Kişinin zamanı taşımadan karara kayar. Kolaylaşmaz; yoğunlaşır. Beş saatlik kopyala-yapıştırın yerine, iki saatlik yüksek dikkat gelir.

Somut bir örnek: müşteriden gelen mailde "acil, geçen seferki gibi olsun, miktarı iki katına çıkarın" yazıyor. Sistem geçmiş siparişi bulur, kalemleri iki katına çıkarır, güncel fiyatla teklifi hazırlar ve önünüze koyar. Buraya kadarı doğrudur. Ama o kalemlerden biri artık tedarikçide kalmamıştır, benzeri farklı bir standartla gelmektedir ve müşterinin işinde o fark önemlidir. Bunu ekranda gören tek taraf, o müşteriyle daha önce konuşmuş kişidir. Sistemin ürettiği teklif hatalı değildir; eksiktir. Aradaki farkı görmek yeni işin tam olarak kendisidir.

Yeni işin istediği beceri: "bu doğru görünüyor ama yanlış" diyebilmek

Form doldurma becerisi öğrenmesi kolay bir beceridir: ekranı bir kez gösterirsiniz, kişi birkaç günde alışır. Denetleme becerisi böyle değildir. İki parçası vardır ve ikisi de deneyimle oturur.

Birincisi: neye bakılacağını bilmek. Ekranda kırk satır vardır, kırkını da tek tek kontrol etmek mümkün değildir. Deneyimli kişi bakılacak üç yeri bilir: birim fiyatın oynadığı kalemler, daha önce hiç satılmamış ürün kodları, alışılmadık miktarlar. Bu bilgi süreçte yaşayarak birikir; hiçbir yazılım bunu hazır vermez.

İkincisi: biçimsel doğruya güvenmemek. Sistemin ürettiği çıktı her zaman düzgün görünür. Tablo hizalıdır, alanlar doludur, tarih formatı doğrudur. Yanlış olan şey görüntü değil, içeriktir. "Bu doğru görünüyor ama yanlış" cümlesini kurabilmek, otomatik süreçlerde en değerli beceridir — ve genellikle o işi yıllardır elle yapmış kişide bulunur. Bu yüzden süreci bilen kişiyi sistemin dışına itmek değil, merkezine almak gerekir.

Eskiden, şimdi, gereken yeni beceri

Eskiden yapılan işŞimdi yapılan işGereken yeni beceri
Mailden kalemleri okuyup tabloya yazmakAyrıştırılmış kalem listesini gözden geçirmekEksik/yanlış ayrıştırmayı bir bakışta görmek
Stok listesinde kod aramakSistemin önerdiği eşleşmeyi onaylamak veya reddetmekBenzer ama yanlış eşleşmeyi ayırt etmek
Tedarikçiye tek tek mail atmakHangi kalemin dışarı sorulacağına karar vermekSorunun ne zaman değeceğini kestirmek
Fiyatı elle hesaplayıp teklife geçirmekHesaplanmış fiyatı makul bulup bulmadığına karar vermekFiyat aralığı sezgisi, sapmayı fark etmek
Hangi teklifin cevabı geldi diye hatırlamakTakip listesindeki istisnaları çözmekÖncelik sırası kurmak, sıkışanı seçmek
Şablonu kurallara göre doldurmakKuralın kendisinin doğru olup olmadığını söylemekSüreci tarif edebilmek, kuralı dille ifade etmek

Denetim de bir iş yüküdür: sınırsız kontrol diye bir şey yok

Otomasyon anlatılırken atlanan kısım şudur: denetim bedava değildir. "Her çıktıyı insan kontrol etsin" cümlesi kulağa güvenli gelir ama uygulanamaz. Günde on teklif için mümkündür, yüz teklif için değildir. Her satırı kontrol edilen bir sistem, elle yapılan işten daha yavaş çalışır ve kimse uzun süre öyle çalışmaz — birkaç hafta sonra kontrol, tıklamaya dönüşür. Göz gezdirilen bir onay ekranı, olmayan denetimden daha tehlikelidir; çünkü kayıtta "kontrol edildi" yazar.

Bu yüzden denetimin de bir tasarımı olmalıdır. Pratikte üç şey belirlenir:

  • Eşik: Hangi tutarın, hangi miktarın, hangi müşteri tipinin üstündeki her kayıt mutlaka insana düşer. Altındakiler otomatik akar.
  • Örnekleme: Eşiğin altındaki kayıtların rastgele bir kısmı düzenli olarak elden geçirilir. Amaç o kaydı düzeltmek değil, sistemin sapıp sapmadığını erken görmektir.
  • Tetikleyici: Sistem kendi emin olmadığı yeri işaretler — eşleşmeyen kalem, ilk kez görülen ürün tarifi, alışılmadık bir fiyat. Bu kayıtlar sıraya girmez, doğrudan öne alınır.

Metal ticaretinde kurduğumuz sistemde bu ayrım en başından yapıldı: 1.500+ gerçek talep ve 8.000+ kalemlik tedarikçi stok listesi üzerinde çalışan sistemde isabet %99'un üzerinde ölçüldü, ama ölçüm işin sonu değil başıydı — kalan kısmın insana nasıl ve ne zaman düşeceği ayrıca kurgulandı. Nasıl çalıştığını vaka sayfasında ayrıntılı anlattık.

Ekip buna nasıl hazırlanır: eğitimin içeriği değişir

Klasik yazılım eğitimi ekran turudur: şu menü, şu buton, şu rapor. Otomatik bir süreçte bu eğitim yetmez, çünkü kişi zaten ekranı doldurmayacaktır. Eğitimin konusu artık "nasıl doldurursun" değil, "yanlışı nasıl anlarsın"dır.

Uygulamada işe yarayan yöntem şudur: sistemi devreye almadan önce birkaç hafta paralel çalıştırın. Kişi işi eskisi gibi yapsın, sistem de aynı işi arka planda yapsın, sonuçlar yan yana konsun. Ayrışan yerler eğitim malzemesidir — hem kişi sistemin nerede yanıldığını görür, hem de sistemi kuran taraf kuralın nerede eksik olduğunu öğrenir. Bu dönemde "sistem bunu neden böyle yaptı" sorusunun cevabı verilebilmelidir; verilemiyorsa süreç henüz devreye alınmaya hazır değildir.

İkinci yöntem, hatalı örnek arşivi tutmaktır. Yakalanan her yanlış kayıt, kısa bir notla saklanır: ne oldu, nasıl fark edildi, ne yapıldı. Birkaç ay sonra bu arşiv, yeni gelen kişinin en iyi eğitim setidir. Süreç bilgisini kişinin kafasından çıkarıp yazıya geçirmenin en ucuz yolu budur. Kurulum sürecimizi bu mantık üzerine kurduk.

Kadro kararı teknolojinin değil, firmanın kararıdır

Burada dürüst olmak gerekir. Bir süreç otomatikleştiğinde ortaya çıkan zaman, iki şekilde kullanılabilir: aynı ekiple daha çok talep karşılamak ya da daha az kişiyle aynı işi yapmak. Bu bir yönetim tercihidir; teknolojinin dayattığı bir sonuç değildir. Gördüğümüz kadarıyla küçük ve orta ölçekli firmaların büyük çoğunluğu birinciyi seçer, çünkü darboğaz genellikle personel sayısı değil, karşılanamayan talep hacmidir. Ama bu seçimi yapan firmadır ve ekibe söylenmesi gereken şey de budur — belirsizlik, gerçeğin kendisinden daha çok direnç üretir.

Bir fren cümlesi: kötü tanımlanmış bir süreç otomatikleştiğinde düzelmez, daha hızlı bozulur. Fiyatlama kuralınız kişiden kişiye değişiyorsa, stok verisi güncel değilse, hangi işin kimde olduğu belli değilse, önce o dağınıklığı toplamak gerekir. Yazılım bir düzeni hızlandırır; düzensizliği de aynı hızla çoğaltır. Bu durumda doğru cevap projeyi ertelemek değil, kapsamı daraltmak ve düzeni oturmuş tek bir adımdan başlamaktır.

Özet

Otomasyon, bir kişinin gününü yiyen adımı devralır ve onun zamanını karar verilen yere kaydırır. Yeni iş — şüpheliyi fark etmek, sınırı değerlendirmek, istisnayı yönetmek, sistemin yanlışını yakalamak — daha kolay değildir; farklıdır ve eğitim ister. Denetimin kendisi de bir yüktür, o yüzden eşiği, örneklemesi ve tetikleyicisi baştan tasarlanmalıdır. Bu geçişi doğru kurgulayan firma, aynı ekiple belirgin biçimde daha çok iş karşılar. Kendi sürecinizde hangi adımın devredilebileceğini ve kararın nerede insanda kalması gerektiğini konuşmak isterseniz, teklif alın ya da yapay zeka personel ekibi sayfasındaki rol tariflerine göz atın.

Sıkça Sorulan Sorular

Ekipteki arkadaşlar sistem kurulunca işlerini kaybedeceklerini düşünüyor, ne söylemeliyim?
Doğrusunu söylemek en iyi yoldur: veri taşıma adımı devralınır, karar ve müşteri tarafı kişide kalır. Kadro kararı ise teknolojinin değil firmanın kararıdır. Aynı ekiple daha çok talep karşılamayı hedefliyorsanız bunu açıkça söyleyin; belirsizlik gerçeğin kendisinden daha çok direnç üretir.
Her çıktıyı tek tek kontrol etmemiz gerekir mi?
Uygulanabilir değildir ve birkaç hafta sonra kontrol tıklamaya döner. Bunun yerine eşik koyun: belirli tutarın veya müşteri tipinin üstündeki her kayıt insana düşsün. Altındakilerde rastgele örnekleme yapın, sistemin emin olmadığı kayıtlar zaten öne alınsın.
Süreci en iyi bilen kişi bilgisayarla arası iyi değil, sistemi o mu kullanacak?
Denetim ekranı, form ekranından daha basittir; onay ve ret üzerine kuruludur. Asıl aranan beceri yazılım bilgisi değil, yanlış kaydı fark etme sezgisidir ve bu sezgi işi yıllardır yapan kişide bulunur. Eğitimi ekran turu olarak değil, hatalı örnekler üzerinden yapın.
Sistem yanlış yaparsa sorumluluk kimde olur?
Onayı veren kişide kalır, bu yüzden onay ekranının anlamlı olması gerekir. Sistem kararının nedenini gösterebilmelidir; hangi kayıtla eşleştiğini, hangi kuralı uyguladığını. Nedeni gösterilemeyen bir çıktı onaylanmamalı, o adım henüz devreye alınmamalıdır.
Devreye alırken eski yöntemi hemen bırakmalı mıyız?
Hayır. Birkaç hafta paralel çalıştırın; işi eskisi gibi yapın ve sistemin aynı işteki çıktısını yan yana koyun. Ayrışan yerler hem eğitim malzemesidir hem de kuralın eksik kaldığı noktayı gösterir. Ayrışma kabul edilebilir seviyeye indiğinde geçiş yapılır.
Sürecimiz çok dağınık, önce mi düzeltmeliyiz yoksa sistem düzeltir mi?
Kötü tanımlanmış bir süreç otomatikleştiğinde düzelmez, daha hızlı bozulur. Ama tüm şirketi toparlamayı beklemeye de gerek yok. Düzeni görece oturmuş tek bir adımdan başlayın; o adım çalışırken bir sonrakinin kuralları da netleşir.

Yazar

Doğukan Azer ÇİFTCİ

Yazılım Mühendisi

QuantKOD’da yazılım mühendisi. Ölçeklenebilir mimariler, özel yazılım geliştirme ve doğru teknoloji seçimleri üzerine yazıyor.

İlgili yazılar

Hazır mı, özel mi? Birlikte karar verelim

Süreçlerinizi kısa bir görüşmede dinleyip, ihtiyacınıza en uygun çözümü ve yol haritasını dürüstçe çıkaralım.