Darıca'da yazılım firması arıyorsanız cevaplamanız gereken ilk soru "kim daha çok iş yapmış" değil, "kim benim işimi yerinde görmeye gelir" olmalı. Biz Darıca merkezliyiz; Gebze, Çayırova, Körfez, Tuzla ve Pendik'teki işletmelere aynı gün içinde gidip sahayı görerek gereksinim topluyoruz. Yaptığımız iş iki başlıkta toplanıyor: işletmeye özel yazılım ve tekrar eden bir işi uçtan uca yürüten yapay zeka personel.
Darıca ve çevresindeki işletme profili
Bu bölgede karşımıza çıkan işletmelerin çoğu benzer bir yapıda. On ile elli kişi arasında çalışanı var, işin bir bölümü hâlâ kurucunun ya da bir kilit personelin kafasında duruyor, ve büyüme yazılımla değil insan ekleyerek olmuş. Bir muhasebe programı var, belki bir ERP var, ama günlük işin yarısı hâlâ WhatsApp, e-posta ve Excel üzerinden yürüyor.
Sık gördüğümüz profiller şunlar:
- Küçük imalatçı: talaşlı imalat, kalıp, plastik, ambalaj. İş emri takibi kâğıtta, teklif hazırlama ustabaşının hesabına bağlı.
- Toptancı ve ticaret firması: günde onlarca talep geliyor, her biri için stok bakılıyor, tedarikçiye soruluyor, geri dönülüyor.
- Servis ve bakım işletmesi: ekipler sahada, iş kabulü telefonla, hangi işin nerede kaldığını sadece bir kişi biliyor.
- Klinik ve muayenehane: randevu, hatırlatma, hasta dosyası; sekreterin gününün büyük kısmı telefon trafiğiyle geçiyor.
- Nakliyeci ve lojistik firması: sevkiyat planı, irsaliye, araç takibi ayrı ayrı yerlerde duruyor.
Bu işletmelerin ortak sorunu yazılımsızlık değil; parça parça yazılım. Her biri ayrı bir programda tutuluyor, aralarını insan bağlıyor. Bağlantıyı kuran kişi izne çıktığında iş yavaşlıyor.
İkinci ortak nokta, işin hacminin artmış ama yönteminin değişmemiş olması. Günde beş talep gelirken kâğıtla yürüyen bir düzen, günde otuz talepte de aynı şekilde yürütülmeye çalışılıyor. Bu noktada genelde iki yol deneniyor: ya bir kişi daha alınıyor ya da mesai uzatılıyor. İkisi de bir süre işe yarıyor, sonra aynı yere geliniyor. Yazılım kararı çoğu işletmede tam bu ikinci tıkanmadan sonra gündeme geliyor.
Darıca'da yerel bir yazılım firmasıyla çalışmanın somut farkı
Uzaktan çalışan bir ekiple de yazılım yaptırabilirsiniz, bu mümkün. Ama gereksinim toplama aşamasında mesafenin gerçek bir maliyeti var. Bir işletmenin nasıl çalıştığını toplantı odasında anlatılanla değil, sahayı görerek anlarsınız.
Somut bir örnek: bir imalatçıda "teklif hazırlama süreci"ni yazılı olarak sorduğumuzda gelen cevap üç adımdı. Yerinde bir gün geçirdiğimizde adım sayısı dokuz çıktı. Aradaki altı adım kimsenin süreç saymadığı işlerdi — teknik resmin ölçülüp kontrol edilmesi, tedarikçiye hammadde fiyatının sorulması, geçen seferki benzer işin dosyadan bulunup bakılması. Yazılımın asıl değeri de zaten o altı adımdaydı.
Yakında olmanın işe yaradığı yerler:
- Yerinde keşif: ekranların önünde durup gerçek işi izlemek, tarif edileni değil yapılanı görmek.
- Aynı gün ziyaret: devreye alma haftasında bir şey ters gittiğinde ertesi güne kalmaması.
- Kullanıcıyla doğrudan konuşma: yazılımı kullanacak kişi çoğu zaman kararı veren kişi değildir; ikisiyle ayrı ayrı konuşmak gerekir.
- Eğitim: yeni sistemin ilk haftası ekran başında geçirilir, video ile değil.
Gebze, Çayırova, Körfez, Tuzla ve Pendik bizim için gidiş-dönüşü aynı güne sığan mesafeler. Bu, projeyi hızlandıran bir şey değil; yanlış anlaşılmayı azaltan bir şey. Fark oradan çıkıyor.
Hazır paket mi, özel yazılım mı?
Her işletmeye özel yazılım gerekmez. Bunu peşinen söylemek gerekiyor, çünkü hazır bir paketin çözeceği bir sorun için sıfırdan yazılım yaptırmak parayı da zamanı da boşa harcar. Ayrım aslında sade: işiniz sektörün geri kalanı gibi mi çalışıyor, yoksa sizi rakiplerinizden ayıran şey tam da o farklı çalışma biçiminiz mi?
Muhasebe, bordro, e-fatura, temel stok — bunlar standarttır ve hazır çözümler bu işleri iyi yapar. Buna karşılık teklif kurgunuz, fiyatlama mantığınız, üretim planlama biçiminiz ya da müşteriye özel iş akışınız size aitse, hazır pakete uymaya çalışmak işi bozar. Çoğu firmada gördüğümüz sonuç şu oluyor: paket alınıyor, uymuyor, yanına Excel açılıyor, sonunda ikisi birden kullanılıyor.
| Durum | Muhtemelen doğru olan |
|---|---|
| Muhasebe, e-fatura, bordro, temel stok | Hazır paket |
| Süreç sektör standardı, farkınız fiyat ve hizmette | Hazır paket |
| Paketi alıp yanında üç ayrı Excel tutuyorsunuz | O Excel'lerin yerine özel yazılım |
| İşin kritik bilgisi tek kişinin kafasında | Özel yazılım (bilgiyi sisteme almak için) |
| Aynı işi farklı kişiler farklı yapıyor | Özel yazılım |
| Paket var ama iki sistem birbirini görmüyor | Entegrasyon, tam yazılım değil |
Pratikte en sık kurduğumuz yapı karma oluyor: muhasebe tarafı hazır programda kalıyor, işletmeye özgü olan kısım için ayrı bir yazılım yazılıyor, ikisi birbiriyle konuşuyor. Hizmetlerimiz sayfasında bu ayrımı daha ayrıntılı anlatıyoruz.
Küçük ekipli işletmede yapay zeka personelin karşılığı
Yapay zeka personel derken kastettiğimiz şey bir sohbet kutusu değil. Bir işi baştan sona yürüten yazılım çalışandan bahsediyoruz: gelen talebi okur, sistemde arar, eksik bilgiyi tedarikçiye sorar, sonucu karar verecek kişinin önüne hazır koyar. Karar yine insanda kalır.
Küçük ekipte bunun karşılığı net: bir kişinin gününün üçte birini yiyen tekrar eden işi devralması. Örnek bir talep cümlesi, gerçekte gelen haliyle:
"Merhaba, geçen ay aldığımız 40x40 profilden 120 metre daha lazım. Aynı fiyat geçerli mi, ne zaman gönderebilirsiniz?"
Bu tek cümle için bugün birinin yapması gerekenler: müşteriyi bulmak, geçen ayki siparişi açmak, hangi fiyattan verildiğini görmek, stoğa bakmak, yoksa tedarikçiye sormak, teslim süresini öğrenmek, cevabı yazmak. Beş dakikalık iş değil; araya başka telefonlar girdiği için genelde yarım güne yayılıyor. Yapay zeka personel bu adımları yürütüp sonucu tek ekranda önünüze getirir — geçen ayki fiyat, güncel stok, tedarikçi teslim süresi ve önerilen cevap taslağı. Onaylayıp göndermek sizde kalır.
Metal ticaretinde kurduğumuz bir sistem 1.500+ gerçek talep ve 8.000+ kalemlik tedarikçi stok listesi üzerinde çalıştı; kalem eşleştirme isabeti %99'un üzerinde ölçüldü. Bu işin ayrıntısını vaka çalışmasında anlattık.
Küçük ekipli bir işletmede bu yaklaşımın anlamı personel çıkarmak değil. Genellikle tersi oluyor: satışçı satışa, ustabaşı üretime dönüyor. Hangi rollerin devredilebilir olduğunu yapay zeka personel ekibi sayfasında listeledik.
Her iş de bu şekilde devredilemez. Pazarlık gerektiren, müşteriyle ilişkiye dayanan ya da istisnası kuralından çok olan işlerde bu yaklaşım işe yaramaz. Devredilebilir olanlar tarif edilebilen, tekrarlanan ve girdisi belli olan işlerdir. Bir işin hangi tarafta durduğunu anlamanın pratik yolu şu: o işi yeni giren bir çalışana yazılı olarak anlatabiliyor musunuz? Anlatabiliyorsanız devredilebilir. Anlatamıyorsanız, önce sürecin kendisi netleşmeli. Çözümler sayfasında hangi süreçlerde bunu yaptığımızı görebilirsiniz.
Darıca'da yazılım firması seçerken sorulacak sorular
Teklif toplarken çoğu firma aynı şeyleri söyler. Ayrımı sunumdan değil, birkaç doğrudan sorunun cevabından anlarsınız. Aşağıdaki tabloyu ilk görüşmeye yanınızda götürebilirsiniz.
| Soru | İyi cevap neye benzer | Kötü cevap neye benzer |
|---|---|---|
| Teklif vermeden önce işletmeyi yerinde görecek misiniz? | "Evet, en az bir gün sahada geçireceğiz, işi yapan kişilerle konuşacağız." | "İhtiyaç listenizi gönderin, biz fiyatlarız." |
| Bu işi daha önce hangi tip işletmede yaptınız? | Benzer bir süreci anlatır, karşılaştığı zorluğu da söyler. | Referans logosu gösterir, süreçten bahsetmez. |
| Proje bitince kaynak kodu ve veri kimde? | "Kod ve veri sizde; devri yazılı olarak tanımlıyoruz." | Konuyu geçiştirir ya da "platformumuzda durur" der. |
| İlk çalışan sürümü ne zaman görürüm? | Haftalar mertebesinde, dar bir kapsam için net bir tarih verir. | "Tamamı bitince gösteririz." |
| Devreye aldıktan sonra destek nasıl işliyor? | Kimin bakacağı, ne kadar sürede döneceği, kapsamın neyi içerdiği yazılıdır. | "Ararsınız, bakarız." |
| Mevcut muhasebe programımızla nasıl konuşacak? | Hangi verinin hangi yönde aktığını somut anlatır, sınırları söyler. | "Her sistemle entegre oluyoruz." |
| Bu işin yapılmaması gereken kısmı var mı? | Kapsamdan çıkarılması gereken bir şey söyler. | Her isteğe "olur" der. |
Son satır bize göre en ayırt edici olanı. Her şeye "olur" diyen bir firma ya işi anlamamıştır ya da kapsamı sonradan konuşmayı planlıyordur. İkisi de aynı yere çıkar.
Gerçekçi bir ilk adım
Bütün işletmeyi tek seferde yazılıma taşımak iyi bir başlangıç değil. Uzun sürer, ekip yorulur, ilk faydayı görmeden bütçe biter. Bunun yerine tek bir dar işle başlamayı öneriyoruz.
İyi bir başlangıç işi şu üç şartı taşır: haftada en az birkaç saat zaman yiyor, adımları tarif edilebiliyor, ve sonucu ölçülebiliyor. Teklif hazırlama, sipariş girişi, sevkiyat planı, randevu hatırlatma tipik adaylar.
İlerleyişimiz genelde şöyle oluyor:
- Yerinde yarım-bir gün: işi yapan kişiyi izlemek, adımları yazmak.
- Kapsam yazısı: ne yapılacak, ne yapılmayacak, ne zaman ilk sürüm.
- Dar bir çalışan sürüm: tek süreç, gerçek veriyle.
- Sahada kullanım: bir-iki hafta gerçek işte, düzeltmeler.
- Genişletme kararı: ilk parça işe yaradıysa ikinci parça.
Adımların ayrıntısını çalışma sürecimiz sayfasında bulabilirsiniz.
Bu sırayı önermemizin nedeni hız değil, riskin küçük tutulması. Dar bir parça sahada denendiğinde iki şey öğreniliyor: yazılımın doğru şeyi yapıp yapmadığı ve ekibin onu gerçekten kullanıp kullanmadığı. İkincisi çoğu zaman birincisinden daha belirleyici oluyor. Kullanılmayan bir sistem teknik olarak kusursuz olsa da işe yaramaz; bunu ilk parçada görmek, projenin tamamını yaptıktan sonra görmekten çok daha ucuza geliyor.
Kısaca
Darıca'da yazılım firması seçerken bakılacak şey vitrin değil, karşınızdakinin işinizi yerinde görmeye istekli olup olmadığı. Hazır paketin yettiği yerde özel yazılıma girmeyin; yetmediği yerde de Excel'le idare etmeye çalışmayın. Yapay zeka personel ise sihir değil, sadece birinin her gün tekrarladığı işi devralan bir yazılım çalışan. Teklif alma sayfasından işinizi kısaca yazın, önce yerinde görmeye gelelim.
Sıkça Sorulan Sorular
Darıca dışındayız, Gebze'deyiz. Yerinde geliyor musunuz?
Zaten bir muhasebe programımız var, hepsini değiştirmemiz mi gerekecek?
Sekiz kişilik bir firmayız, yapay zeka personel bizim ölçeğimize uygun mu?
Projeyi yaptırdıktan sonra size bağımlı kalır mıyız?
Bütçemiz sınırlı, en küçük anlamlı iş ne olabilir?
İşin nasıl yürüdüğünü anlatacak vaktimiz yok, siz nasıl öğreneceksiniz?
Yazar
Doğukan Azer ÇİFTCİYazılım Mühendisi
QuantKOD’da yazılım mühendisi. Ölçeklenebilir mimariler, özel yazılım geliştirme ve doğru teknoloji seçimleri üzerine yazıyor.